Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, İngiliz derin devletinin ve onun hain uygulamalarının bilincindedir ve şu anda dünyada, İngiliz derin devletine açık yüreklilikle karşı duran insanlardandır. Sayın Cumhurbaşkanımıza bu konuda en büyük desteği veren ise hiç kuşkusuz ki Sayın Adnan Oktar’dır. İngiliz derin devleti ile ilgili önemli gerçekleri eserleriyle ve anlatımlarıyla ortaya koymuştur. Karanlık güçler, dış mihraklar, küresel güçler gibi her kötü olayın, kumpasın arkasındaki güç olduğu ifade edilen, ancak çoğu zaman hayali gibi algılanan yapının ismini ilk açıklayan Sn. Adnan Oktar’dır.
"Bu karanlık yapının adı İngiliz derin devletidir" diyen Sn. Adnan Oktar Türkiye’yi bölme planları, İslam’ı, Kuran’ı haşa değiştirme oyunları ve piyonlarıyla birlikte İngiliz derin devletini çok detaylı olarak deşifre etmiştir. Sn. Adnan Oktar’ın bu cesur hareketi pek çok kişiye de örnek olmuş ve onlar da adı İngiliz derin devleti olan bu gizli şer yapılanmasına açıkça dikkat çekmeye başlamışlardır.
Bu son derece önemlidi çünkü konu vatan savunması olduğundan, kişilerin siyasi görüşleri ne olursa olsun, Sayın Cumhurbaşkanımız’ın çabasının ve ilmi mücadelesinin desteklenmesi büyük bir önem taşımaktadır.
Bu konuyu sürekli gündeme getiren Sayın Cumhurbaşkanımız, 2017 Mart ayında gerçekleşen 4. TÜGVA Gençlik Buluşması’ndaki konuşmasında, “bir maske altında gizlenerek Osmanlı’yı içten yıkma ve parçalama çabası içinde olan İngiliz ajan Lawrence gibi hainlerin bugün de bulunduğuna” dikkat çekmiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamaları şöyledir:
“Yüzyıl önce Arapça konuşan, faaliyet gösterdiği yerin insanları gibi giyinen Lawrence vardı. Bugün de cübbeli, sakallı, hoca ve alim kılıklı modern Lawrence‘lar aynı şeyi yapıyor. Bir asır evvel Sykes ile Picot arasında yapılan gizli anlaşmalar vardı, bugün de kapalı kapılar arkasında süren kirli pazarlıklar var … Figüranlar, argümanlar, oyuncular farklı olsa da kurgulanan oyun aynı oyun.” (“Erdoğan: Eskiden Lawrence vardı, şimdi…”, Takvim, 27 Mart 2017)
Sayın Cumhurbaşkanımız, 2017 Ocak ayında Külliye’de gerçekleştirdiği Muhtarlar Toplantısı’nda da benzer bir konuşma yapmıştır. Konuşmasında, Osmanlı döneminde vatanına ihanet etmiş, İngiliz yanlısı Ali Kemal’e atıfta bulunarak, içimizde halen İngiliz derin devletinin yancısı olan “tescilli Ali Kemallerin” (Ali Kemal, İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson’ın dedesidir) bulunduğuna, ancak Türkiye’nin bu oyuna gelmeyeceğine dikkat çekmiştir:
“Bu ülke ve devlet hem ekmeğini yiyip hem kendisine ihanet edenleri sırtında taşımak mecburiyetinde bırakılamaz. Biz milletimizle birlikte yürüttüğümüz istiklal ve istikbal mücadelemizi bu tescilli Ali Kemallere rağmen zafere ulaştıracağız, hiç merak etmeyin.” (“Tescilli Ali Kemaller”, Hürriyet, 4 Ocak 2017, http://www.hurriyet.com.tr/tescilli-ali-kemaller-40326892)
Sayın Cumhurbaşkanımız, 15 Temmuz Destanı’nın 1. Yıldönümü nedeniyle gerçekleştirilen “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni” sırasında yaptığı konuşmada ise, İngiliz derin devletinin önemli bir sembolü olan “fil”e dikkat çekmiş; hain darbe girişiminin de ardında İngiliz derin devleti olduğunu ima etmiştir:
“Arkalarında kimlerin olduğunu da çok iyi biliyoruz Ama şu da bir gerçek ki “piyonları ezip geçmeden kaleleri, filleri, atları, veziri alamaz, şahı da mat edemeyiz”. (“Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Piyonları Ezip Geçmeden Kaleleri, Filleri, Atları, Veziri Alamaz, Şahı da…”, SonDakika, 15 Temmuz 2017; https://www.sondakika.com/haber/haber-cumhurbaskani-erdogan-piyonlari-ezip-gecmeden-9836530/)
2017 Ağustos ayında, Malazgirt Meydan Muharebesi’nin 946. Yıldönümü kutlamaları sırasında Anıt Meydan’da bir konuşma yapan Sayın Cumhurbaşkanımız, şu önemli açıklamalarda bulunmuştur:
“Tıpkı 2023 gibi, tıpkı 2053 gibi, 2071’i de kendimize bir ufuk çizgisi, bir kızıl elma olarak belirledik… Sultan Alparslan, Sultan Kılıçaslan Malazgirt’te kimlerle mücadele etmişse, Gazi Mustafa Kemal kimlerle mücadele ettiyse, biz de bugün onlarla mücadele ediyoruz. Oyun aynı, hedef aynı. Sadece senaryo farklı, figüranlar farklı. Bu oyunda FETÖ bir piyondur; PKK, YPG, PYD bir piyondur; DEAŞ bir piyondur. Diğer terör örgütleri de hepsi gözünü vatanımıza dikmiş olan güçlerin kullandığı birer araçtır. Bizim mücadelemiz sadece araçlara değil onları kullananlara karşıdır”. (“Sultan Alparslan Kimlerle Mücadele Etmişse, Biz de Onlarla Mücadele Ettik”, Haberler.com, 26 Ağustos 2017, https://www.haberler.com/sultan-alparslan-kimlerle-mucadele-etmisse-biz-de-9971538-haberi/)
Bütün bu gelişmelerle birlikte, ülkemizde çok sayıda siyasetçi, yazar, aydın ve gazeteci, yazılarında ve söylemlerinde Sayın Adnan Oktar’ın yoğun anlatımlarının ardından İngiliz derin devletine vurgu yapmaya başlamışlardır. Bu durum, ülke çapında ve dünya genelinde önemli bir uyanışın meydana geldiğini göstermekte ve yüzyıllardır gizlenen bu hain deccal yapılanmasının çok yakında tüm dünya çapında deşifre olacağına işaret etmektedir. Bu kişilere birkaç örnek şöyledir:
MHP GENEL BAŞKANI, DEVLET BAHÇELİ
Sayın Bahçeli, 24 Aralık 2016 tarihli konuşmasında bu konuda şu açıklamayı yapmıştır:
“İŞİD’i imal edip Ortadoğu’ya salan karanlık ve kalleş küresel güç merkezleri dökülen kanlardan birinci derecede mesuldür. ABD’nin dış politikasını zannederim yayılmacı ve kaos imalatçısı İngiliz aklı yönlendirmektedir…”
CUMHURBAŞKANI BAŞ DANIŞMANI, YALÇIN TOPÇU
Terör örgütü DAEŞ’in İngiltere tarafından yönetildiğini belirten Sayın Topçu şu açıklamalarda bulunmuştur:
“Benim kişisel tespitim; DAEŞ’in İngiliz casus Lawrance'in gayrimeşru çocuğu olduğudur ve bu örgüt emperyalist küresel güçler hesabına çalışır. DAEŞ’in varlığının ve ürettiği etkinin temel nedeni; mezhep savaşı çıkartmaktır. Bunu Irak'ta başarmıştır. Suriye'de başarmıştır. Yemen'de başarmıştır. Şimdi Türkiye ile İran, mezhep savaşına tutuşsun istenmektedir.”
ŞAMİL TAYYAR
TEMMUZ 2016Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, darbenin, PKK’nın ve bu tip eylemlerin arkasında Amerika olduğunun düşünüldüğünü, ancak aslında İngiltere derin devletinin olduğunu şöyle belirtmiştir:
“İşte, üst akıl diye konuşuyoruz ya aslında üst akıl İngiltere derin devleti. Ben İngiliz derin yapısının Amerika’nın çok daha üzerinde operasyonel yönetici aklı olduğunu düşünüyorum. Bilinenin de aksine Londra’dan Washington’a giden hat her zaman daha güçlüdür."
"Bakın, biz darbe girişimiyle uğraşırken PKK’yı da harekete geçirdiler. Ancak derin devletlerden bağımsız bunların hiçbiri olmaz. Bu nedenle tehlike geçmiş değil. Üst akıl Türkiye’yi pazarlık masasına oturtmaya çalışıyor. Türkiye’ye ilişkin talepleri var. Bu talepler yerine getirilmediğinde başka unsurları harekete geçirebilirler. Cumhurbaşkanımız da bu durumun farkında”.
YUSUF KAPLAN
Yusuf Kaplan, 2016 Temmuz'da, HaberTürk TV Kanalı'nda şunları söylemiştir:
“Fethullah Gülen hareketi bir İngiliz projesidir. Gülen’in Amerika’da olması bir karartma hareketidir.”
BEKİR HAZAR
Bekir Hazar, Ocak 2017'de Takvim Gazetesinde yayınlanan yazısında, İngiliz derin devleti ve IŞİD bağlantısını anlatarak şunları yazmıştır:
"İngiltere haydut devlet diyen İngiliz Büyükelçi Craig Murray, 'DEAŞ’ın içinde çok sayıda istihbarat örgütü cirit atıyor' dedi. İngiliz istihbaratı MI6 Başkanı Sir Alex 'DEAŞ’ın içindeyiz' diye resmi açıklama yaptı. İngiliz vali tarafından yönetilen Kanada’nın ajanları sınırımızda DEAŞ’e eleman götürürken yakalandı. 15 gün önce Suriye’nin güvenliğinden sorumlu bir bakan 'DEAŞ’in içine çok sağlam ajanlarımız sızdı.' dedi."
ERGUN DİLER
“Gülen hareketi İngiliz aklının ürünüdür. Örneğin Hillary de Amerikalı ama arkadaki güç İngiliz’dir. Soros gibi yani Amerikan vatandaşı İngiliz. Gülen bu sahnenin dekorundaki ışık sadece. Adamlar buraya gelip Sykes-Picot’dan yarım kalan işi bitirmek istiyorlar. Tekrar aile aile aşiret aşiret bölmek derdinler. İngiliz aklı bu. Dünyayı yönetmek gibi arzuları var." (Eylül, 2016)
SALİM KÖKLÜ
"İngilizler, Osmanlı devletini yıktılar. Osmanlı İmparatorluğu topraklarında yirmi üç adet irili ufaklı birçok devlet kurdular. Bunun sebebi Müslümanların kuvvetli ve büyük bir devlet kurmalarına mani olmaktı. İslam ülkeleri diye isimlendirilen memleketler arasında devamlı birbirlerine düşmanlıkları ve harpleri kışkırttılar. Mesela Sünni Müslümanların büyük ekseriyeti teşkil ettikleri Suriye’de yüzde dokuz olan Nusayrileri hakim yaptılar. Müslümanların bulunduğu memleketlerde hakiki ehli sünnet alimleri öldürüldü. İslam kitapları hatta Mushaf’ı Şerifler bile yok edildi. Bu İslam alimlerinin yerine kendileri tarafından yetiştirilen din cahili mezhepsiz kimseleri getirdiler.” (Ocak, 2017)
NECATİ ÖZFATURA
Türkiye Gazetesi yazarlarından Necati Özfatura Chatham House kurucularından Rockefeller ve Rothschild ailesine dikkat çekerek “Darbeleri yapan, Gezi olaylarında rolü olan milyarder Soros aslında Rothschild ve Rockefeller Yahudi asıllı küresel sermayenin temsilcisidir” demiştir. (Ocak, 2017)
NECATİ ÖZFATURA
Necati Özfatura, Türkiye Gazetesi’ndeki köşe yazısında Osmanlı’ya karşı ayaklanan halkların İngilizlerin oyunları sonucu isyan ettiklerini ve bu oyunların hala devam ettiğini anlatmıştır. (Mart, 2017)
NECATİ ÖZFATURA
Necati Özfatura, Mayıs 2017 tarihinde de şöyle yazmıştır:
“Zamanımızın Lawrence’i Graham Fuller’e göre İslamiyet'i yıkmak ancak Türkiye’nin yıkılmasıyla mümkündür. Herkes yerini tayin etmelidir. Türkiye ve İslamiyet’i yıkmak isteyenlerin mi yanındasınız ya da bunların karşısında mücadele edenlerle mi aynı saftasınız? Ama asla ve asla umutsuz olmayın. Zaman Türkiye ve İslam dünyasının lehine çalışıyor. 21. asır Türk ve İslam dünyasının asrı olacaktır.”
BÜLENT ERANDAÇ
Temmuz 2017'deki Takvim Gazetesi'ndeki köşe yazısında Bülent Erandaç, İngiliz derin devletinin ve MI6’in kontrolündeki Times’ın Osmanlı’nın yıkılmasında büyük etkisi olduğunu yazmıştır. Türkiye’ye yıllarca İngiliz formatı atılmasında İngiliz derin devletinin rol aldığını, PKK-PYD gibi komünist örgütleri de bu yapılanmanın desteklediğini belirterek “İngiliz derin devleti bugün de Erdoğan’ın ve Müslüman dünyanın sesi, Türkiye’nin karşısındaki güçtür” demiştir. (Temmuz, 2017)
ÜMİT ZİLELİ
“Amerika ile İngiltere iç içedir. Ben size inancımı söyleyeyim. Okuduklarımdan anladıklarımdan şunları söyleyeyim. Ben hala Amerikan Üst Aklı dediğimiz şeyin İngiltere olduğunu düşünüyorum. Yüzyıllara dayanan müthiş bir şey var.” (Mayıs, 2017)
ÜMİT ZİLELİ
Sözcü Gazetesi’nde Ümit Zileli Suudi Arabistan-İngiltere bağlantısına değinen şöyle bir yazı yazmıştır:
“Biliyorsunuz gericilik, yobazlık, vahşet, radikal terörizme destek, kadını adeta insandan saymamak denince akla gelen ilk ülkedir Suudi Arabistan. Bunun çeşitli kanıtlarını ta İngiliz eliyle kuruluşundan itibaren yüzlerce kez sergilemiştir de.” (Şubat, 2017)
YİĞİT BULUT
Televizyon programındaki konuşmasında Yiğit Bulut şöyle demiştir:
“Bilmiyor muyuz Chatham House’a gidip baş okşatanları. Biz bilmiyor muyuz İngiliz kraliçesinin kapısında bekleyenleri. Türkiye’nin yönetimi İngiltereden verilmiyor. Geçti o dönem geçti. Chatham House’da vermiyorlar Türkiye’nin yönetim mazbatasını.” (Aralık, 2017)
İBRAHİM KARAGÜL
Yeni Şafak'tan İbrahim Karagül de, İngiliz derin devletine dikkat çeken bir yazı kaleme almıştır:
"Türkiye'yi yalnızlaştırma planları yapılıyor. Kim yapıyor? Yüz yıl önce coğrafyamızda Araplarla aramızı kim bozmuşsa onlar. Yani İngiliz aklı ve Amerikan gücü. Şimdi yine sahadalar. Yine aynı şeyi yapıyorlar. Türkiye düşmanlığını Arap sokaklarına yayıyorlar. Patron yine yüz yıl önceki oyuncuların bugünkü torunları" (Nisan, 2018)
SERKAN ÜSTÜNER
Haber 7 Yazarı Serkan Üstüner yazısında şunları söylemiştir:
“Abdülaziz döneminden beri de Türk devletini yok etmek için var güçleriyle çalışmaktadır. Çöküş içinde yükselişi hedefleyen Abdülaziz’i bir saray tertibatıyla öldürtmüştür. 2013’ten bu yana Türkiye’ye yapılan ağır saldırının da arkasında İngiliz derin devleti vardır. 15 Temmuz günü İngiliz askerlerinin ve uçaklarının Kıbrıs’ta ne işi olduğunu hala kimse çözemedi. İngilizler bu üst aklın ta kendisidir. Abdülaziz’in kanı ve nice şehidimizin kanı üst aklın da elindedir. Şimdilik yapmamız gereken bunları tanımak, düşmanını bilmeden nasıl hamle yapacağını kestiremezsin.” (Ağustos, 2017)
MEHMET SOYSAL
Milliyet Gazetesi Yazarı Mehmet Soysal da İngiliz derin devletine dikkat çeken yazarlar arasında yer almıştır. Şunları söylemektedir:
"İslam coğrafyasını terör bataklığına çevirenlerin başını Amerika, İsrail, Almanya ve Fransa çekiyor. Son 150 yıldan beri bunları organize eden devletse İngiltere’dir. Trump bile artık ‘bizde çok katil var’ itirafını yapıyor. Bütün devlet başkanlarının bu sorgulamayı yapmaları lazım. Artık dünyanın büyük bir huzura ihtiyacı var." (Şubat, 2017)
ALİ KUZU
"İngiliz derin devleti şeytanın satranç tahtası" başlığı altında bir kitap yazmıştır.
KÜRŞAT BERKKAN
"İngiliz derin devleti, gizli teşkilat" başlıklı bir kitap yazmıştır.
KORAY ŞERBETÇİ
"Osmanlı’nın İngiliz’le imtihanı" başlıklı bir kitap yazmıştır.
Sayın Adnan Oktar’ın açtığı kapının ardından, İngiliz Derin Devletini deşifre eden çok sayıda devlet adamları, siyasetçiler ve yazarlardan bazılarının isimleri de aşağıda bulunmaktadır:
Viladimir Putin – Rusya Devlet Başkanı
Ali Hamaney – İran Dini Lideri
Kral Salman – Suudi Arabistan Kralı
Abdülaziz Bin Habtoor – Yemen Başkanı
Yasin Aktay – Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı
Burhan Kuzu – Ak Parti Milletvekili
.jpg)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder